okulun yolu

7.01.2009 | 1:27 am | yazılar

“okulun yolu
bombayla dolu
düştüm başım yarıldı
annem bana darıldı”

düne kadar okulluydum ben,
bugünse yıkılıverdi okulum.
düne kadar okuluma yürüyerek giderdim ben,
bugünse uçmayı öğrendim,
daha okumayı bile öğrenemeden.

özgürlüğüme beyazlar içinde kavuştum ben,
anamın sardığı kundakta değil,
azrailin sardığı kefenimde kavuştum.

özgürce uçuyorum şimdi,
yalnız ülkemin sokaklarında.
karanlık, aç, susuz sokaklarımda.

size soruyorum,
ey medeniyet,
yalnızca ölüler mi görür gerçekleri?

saçmalamak

9.11.2008 | 7:40 pm | yazılar

hayatla ilgili bir problemim olduğunu düşünüyorum.
düşünüyorum, öyleyse varım.
var olduğum sürece hayattayım.
hatta hayatın içindeyim.
hayaaat, sana diyorum, problem diyorum.
bence çok boş kaldım, canım sıkıldı benim.
saçmalıyorum.
hayaaat, sana diyorum, saçmalıyorum.
şaçmalıyorsam bir problem var demektir.
hayatın içinde problem mi yaşıyorum?
hayatla ilgili bir problemim olduğunu düşünüyorum.
düşünmüyorum, eğleniyorum :lol:

ne şairler

3.11.2008 | 2:33 am | yazılar

ben ne şairler bildim,
ne şiirler okudum bu güne kadar.
ama en çok çikonun şiirlerinden etkilendim.
ben en çok nazımın şiirleriyle duygunaldım.
can babayla kaybettim kendimi,
orhan veliyle buldum, kafayı..
ben mi?
hazır kafayı bulmuşken
ben de yazıyorum bir şeyler..

mavi

31.10.2008 | 2:32 am | yazılar

gözlerimde mavi bulutlar
avuçlarımda mavi deniz
geceleri uçarım ben
kanatlarım mavidir benim
saçlarımda mavi rüzgar dolaşır
rüzgarla konuşurum ben
mavi melekler tanırım
dedikodunuzu yaparım
kulağınıza fısıldarım
yalanlarım yıldızlara uzanır
yıldızlar da mavidir aslında
mavi gözlü bir dev okurum
kalemim de mavi yazar
bazen de hiç yazmaz
o zaman kırmızıyı düşünürüm
hayallerimi görürüm kırmızıda
kırmızıda her şeyi bulurum
içimi ısıtır, hayatı yaşarım
oysa ben kırmızıyı bir şarapta tanıdım
bir de aşkta..

tahirin zühre meselesi

29.10.2008 | 7:04 pm | yazılar

bir tahir tanıdım ben, zührenin aşkında
bir tahir gördüm, ademin yediği elmanın cezasını çeken
bir tahir bildim, ne yapsa ayıp
ama tahirliğiyle mutluydu tahir, zühreyle, elmayla
bir de zühre tanıdım, elmanın intikamını almakta
bir de zühre gördüm, içi sevgi, dışı mağrur
bir de zühre bildim, çıh bilemedim
küçük de bir kız çocuğu tanıdım
mutluluğu gördüm, umudu yaşadım
sevgiye dolandım, gülücükler saçtım
ben bir de tahir oldum küçük yüreklerde

tek heceli hayatlar

28.10.2008 | 12:54 am | yazılar

kültürel konservelerin içinde barbunya pilaki oluyoruz hepimiz
uskumru gibi istifleriniyoruz el kadar tenekelerin içine
sıkış tıkış dünyamızda renkli hayaller kuruyoruz yinede
bulutların üstünde uyuyoruz, üstümüze doğuyor güneş
oysa tatlı hayatlar hep çok diye öğretiliyor bize
günün birinde düşmekle korkutuluyoruz
çok gülmek bile suç oluyor, ardından ağlamak gerekiyor
düşe kalka büyüyoruz
düşüşlerimiz unutturulmuyor, biz pişman oluyoruz
önümüze çukurlar diziliyor, biz kaygılanıyoruz

bir koltuğa iki karpuz sığmıyor bu memlekette
bir ipte de iki cambaz oynayamıyor bir türlü
hep yasaklar diziliyor önümüze
hedeflerimize el, hayallerimize sınır koyuluyor
hepimize tek heceli hayatlar biçiliyor
zamanı geldiğinde geçiriyoruz üstümüze
ne fermuarı açılıyor ne düğmesi sökülüyor
kafamıza bir fanus geçiriyor
renk renk balık oluyoruz, renkleri göremeyen

tek heceli hayatlarımızda tek kişilik bir konserveyi oynuyoruz
tek düze hayatımızda kurstan kursa koşuyoruz
ahengsiz danslar öğreniyoruz, hayat sayılı adımlar oluyor
bir ki üç, bir ki üç
gözlerimizi açmak aklımıza gelmiyor da
gündüz vakti mumlar yakıyoruz
küçük şeylerden mutlu olmayı unutuyoruz ama
bir resme bakıp sol yanımızı burkuyoruz
zaten tek heceliyiz
bu kadar kırılıp dökülmek niye?

unutulmuş günlük

22.10.2008 | 12:15 am | yazılar

sanal dünyanın içinde hiç bir gerçekliği olmayan bir günlük dahi olsan unutulmak kolay olmasa gerek.
neredeyse iki aydır sana uğramadım sevgili günlük.
oysa yazacak o kadar çok şey vardı ki.
mardini gezdim mesela.
mesela iki proje daha organize ettim ve bir sürü anım oldu belkide torunlarıma anlatacağım.
şimdi ise sana bu yazıyı yazıyorum, sırf insanoğlu yüzünden.

ben seni unuttum sen beni bekledin.
oysa unutmadığım sabırsız insanların garip halleri içerisinde tribal enfeksiyonlar salgın olmuş.
düşünceler sahibini aşamaz iken eleştiriler sınır tanımaz olmuş.
küresel kriz çıkmış, alınganlık bankaları batırır hale gelmiş.
hükümetler kırılganları destekliyor iken anlayış göstermek suç olmuş.
ergenekon dağları aşmış da gidip küçücük bir odaya sığdırılmaya çalışılmış.
diyarbakırın ateşi çıkmış, gaz düşmüş, gözler yaşarmış.
mardinde deniz varmış, gündüz mezarlık gece gerdanlıkmış, kebabı da güzelmiş ha cevizli.
süryanilerin kültürü bizim cehaletimizden büyükmüş.
güney doğunun sıcaklığı olaylardan değil, misafirperverliğindenmiş.
batının demokratlığı da çağdaşlığı da yalanmış.
küre ısınmış, insanlar soğumuş.
sanırım benim karnım acıkmış.
midem boş kalınca enerjim düşer oldu, birşeyler yiyimde polyannacılık oynıyım.

aşkkuşağı

20.08.2008 | 1:52 am | yazılar

çiçeklerin arasında dolaşıyorum bu akşam,
yıldızlar bana bakıyor,
ay, ışığıyla aydınlatıyor yolumu,
güneş arkada kalmanın hüznünü yaşıyor.
bense gecelerin en güzelini yaşıyorum,
dolunayda parlayan çiçeklerin eşsiz kokularıyla büyüleniyor ruhum.
hayallerim renkleniyor çiçeklerin güzelliğiyle,
hayallerim gerçekliğe bir adım daha yaklaşıyor polenlerin sevişiyle.
ben yeni bir hayata doğuyorum bu gece,
aşkın ve mutluluğun yeni meyvesi oluyorum.
bir yağmur damlasında hayat buluyorum.
gökkuşağından damlayan renkler kaderimi süslüyor.
senin kadar temiz,
senin kadar berrak
ve senin kadar güzel oluyorum bedenimde kırılan ışığın renginde.
ben dünyada huzur oluyorum, mavi.
ben bu dünyada hayat oluyorum, yeşil.
ben bu dünyanın aşkı oluyorum, kırmızı.
ben dünyanın tatlı heyecanı oluyorum, sarı.
ben sen oluyorum aşkımın tüm renklerinde
ve seni yaşıyorum zamanın her evresinde.
ben seni seviyorum, sırf sensin diye.

kayıp ormanda bir melek

15.08.2008 | 1:44 am | yazılar

Hayatın kayıp ormanlarında karanlık günler geçiyordu, güneşin doğmadığı.
Yalnızlığın dikenlerinin yanında ayakların altında uzanan çimenleri yeşertiyordu umudun ışığı.
Uzayıp giden yeşilliklerin sonunda, ormanın karanlığını aydınlatan yaralı bir melek.

Geldiği dünyaya aykırı burasının küçük oyunları.
Küçük ve korkak adamların cehalet içindeki vahim oyunları.
Küçük adamlardan büyük korkular öğrenmiş iyiliğin ve güzelliğin meleği.
Hayatın kayıp ormanlarına düşmüş, iyilikten ve güzellikten yoksun.
Girmeye ürkmüş.
Kendi ışığını göremez olmuş.
Umudun yeşerttiği çimenler, umutlarıyla birlikte kararmış.
Oysa O, umutlu yolları aydınlatan bir sokak lambası.
Deryanın içinde yaşayan balık misali, içinde yaşadığı ışığından bihaber sanki.

Uzaktan sanılıyor ki soğuk.
Maskesi buz gibi ve içindeki ateşi tutması için taş gibi de sert.
İçinde büyük bir ateş var.
Onu içten içe bitiriyor saklamaya çalıştığı bu alev topu.
İyiliğin ve güzelliğin meleği,
küçük ve korkak adamların içine girip bıraktıkları acı oyunların dışarıya çıkmaması için kapatmış kapılarını.

İyiliğin ve güzelliğin meleği,
bırak senin varlığına aykırı bu oyunlar çıkıp gitsinler kendi dünyalarına.
Bırak boğulsunlar kendi küçük ve korkak dünyalarında.

İyiliğin ve güzelliğin meleği,
aç kapılarını aydınlatsın dünyayı güzelliğin.
Umudun yeşerttiği yollarda çiçekler açsın iyiliğinle.
Kayıp ormanların çıkışını bulsun yollar doğruluğunla.

İyiliğin ve güzelliğin meleği,
aydınlığını sakınma bu dünyadan.
Güçlü ve onurlu adaların ışığı olacaksın.
Yolların sonundaki mutluluk olacaksın.
Ve aşk olacaksın.
İçindeki ateş dışını saracak.
Sonsuz ve korkusuz bir aşkın ateşi olacaksın.

Hayatın keyıp ormanlarında karanlık günler geçiyordu,
sen: güneş, doğacaksın.

aşk ezgileri

25.07.2008 | 1:17 am | yazılar

portakal ağaçlarının gölgesinde,
ezgiler yükseliyor mızıkamdan.
kulağımda bir sopranonun pürüzsüz sesi,
yüreğimde aşk şarkıları.
notalarımı bir şişeye koyuyor
ve açık denize bırakıyorum.
biliyorum ki sen dinleyeceksin şarkılarımı
ve ben hissedeceğim yüzündeki gülümsemeyi, içindeki sıcaklığı.
aşk gelip kurtaracak bizi düştüğümüz ıssız adalardan.
aşk buluşturacak bizi,
hayatın içinde rüya olacak bize,
gerçek olacak hayallerimizin ortasında.

« Önceki Yazılar