6.06.2008 | 1:15 am | sağlık
Geçtiğimiz yıl meşhur olan keneler malumunuz yaz gelince tekrar kendilerini göstermeye başladılar.
Bu konuyla ilgili Hyundai’de çalışan Elektrik Mühendisi arkadaşım Erdem KANDEMİR bizleri elektronik posta yolu ile bilgilendirmiş. Kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sanıyorum Hyundai İşyeri Sağlık Biriminin yayını bizle paylaştığı.
Bende sizlerle paylaşıyım.
Kocaeli halkına not: Kocaeli Sağlık Müdürlüğü’nün açıklamasına göre Kocaeli bölgesinde virüslü keneler bulunmuyormuş.
Devamı »
Etiketler: kanamalı ateş, kene, kırım kongo, kkka, sağlık
1 yorum var
18.04.2008 | 11:22 pm | Kategorilenmemiş, haber, sağlık, tiyatro, yazılar
ruhun bunaldığı, beyinin durağanlaştığı, gözlerin daldığı, duyguların yük olduğu anlarda yazma isteği doğuyor içimde. masamda bir parça peynir, bir kadeh şarap, kağıt ve kalem. karşımda ilham perisi, suratı bir karış olan efkârlı ilham perisi. o bana bakıyor, ben ona, o bana anlatıyor, ben ona yazıyorum kağıt üstünde. ortamda üzüm kokusu hakim, benim tercihim. kulaklarda müslüm, onun tercihi. efkâr onun, hayat benim, yazıyı ise paylaşamıyoruz. uzun, siyah, sahte dalgalı saçlar, yemyeşil gözler. dünya güzeli ama dünyalı değil. uçabiliyor, uçup gitmeden önce söz veriyor: neşeli yazılar için de gelecek. son olarak “kafanı kaldır ve gök yüzüne bak, ay ve yıldızlar hâlâ bizim için parlıyor” diyor. kafamı kaldırıyor ve gök yüzüne bakıyorum, bir yıldız kayıyor. güle güle, efkârlı ilham perisi.
Etiketler: deneme, efkâr, ilham, yazı
3 yorum var
11.04.2008 | 12:18 am | elektronik, günlük, sağlık
başlık: “1. geleneksel” havasında oldu ama devamının geleceğini düşündüm, nedense
türk milleti olarak her şeyden anlama hâllerimize bayılırım, mesela maç izleyen herkesin teknik direktör olma hâli ya da film izleyen herkesin yönetmen olma hâli, sokaktaki vatandaşın başbakan veya vs.bakanı olma hâli. bir de tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan? durumunda olan “bilici”lerimiz vardır. artık bu kişiler mi toplumu bu hâle getirdi yoksa toplumun bu hâli mi bu kişileri var etti bilemiycem. bu şahısların birikimlerine, kültürlerine, tecrübelerine ve bilgilerine ciddi anlamda saygı duyuyorum yalnız her şeyi bilmelerine duyduğum hayranlığı anlatamam.
hele o yüzleri, gazetelerindeki köşelerinde, futbol yorumlarında, güzellik yarışmalarının jürisinde gördüğüm anlardaki heyecanım ise bambaşka.
ve olayın koptuğu hal ise milletçe spekülasyonlara duyduğumuz hayranlık, inanmamız, yetmiyormuş gibi bağlanmamız ve buna karşın gerçeğe olan direncimiz
bu duruma örnek olarak, geleneksel “yurdum insanının her şeyi bilip hiç bir şeyi bilememe hâlleri” yazılarından 1.si olan bu yazımızda cep telefonlarıyla ilgili fantezileri işleyeceğiz.
cep telefonları kanser yapar mı? cep telefonları ABS’yi kitler mi? ve benzeri soruların cevaplarını emrahın ilgili şu yazısında ve yılmaz hocamın bilgili şu yazısında bulabiliriz. ayrıca yılmaz hocamın yazısına yapılan yorumlarda şöyle bir deney önerisi var, “cep telefonunu yastığımızın altına koyalım bir ay sonra baş ağrısı olacaktır”. olma ihtimali var, sonuçta elektromanyetik alan etkisi denen bir şey var ancak bu yalnızca cep telefonlarına özgü bir durum değil şu anda hepimizin evlerinde bulunan her türlü elektronik cihaz için geçerli. tabi bu demek değildir ki sağlığımız elden gidiyor, bu konu hakkında uluslararası standartlar mevcut ve bu standartlara uygun olmayan bir elektronik aletin üretilme şansı yok. bu standartlar dahilinde sağlığımıza zarar verecek bir durum olduğuda henüz kanıtlanmış değil. elektromanyetik alan etkisi ile ilgili bir yazıyı da yakın zamanda paylaşmayı düşünüyorum.
Etiketler: abs, avea, baz istayonu, bilgi, cep telefonu, elektromanyetik, elektronik, geleneksel, gsm, haberleşme, manyetik alan, sağlık, standart, telekom, telekominikasyon, turkcell, vodafone
henüz yorum yok