efkârlı ilham perisi
ruhun bunaldığı, beyinin durağanlaştığı, gözlerin daldığı, duyguların yük olduğu anlarda yazma isteği doğuyor içimde. masamda bir parça peynir, bir kadeh şarap, kağıt ve kalem. karşımda ilham perisi, suratı bir karış olan efkârlı ilham perisi. o bana bakıyor, ben ona, o bana anlatıyor, ben ona yazıyorum kağıt üstünde. ortamda üzüm kokusu hakim, benim tercihim. kulaklarda müslüm, onun tercihi. efkâr onun, hayat benim, yazıyı ise paylaşamıyoruz. uzun, siyah, sahte dalgalı saçlar, yemyeşil gözler. dünya güzeli ama dünyalı değil. uçabiliyor, uçup gitmeden önce söz veriyor: neşeli yazılar için de gelecek. son olarak “kafanı kaldır ve gök yüzüne bak, ay ve yıldızlar hâlâ bizim için parlıyor” diyor. kafamı kaldırıyor ve gök yüzüne bakıyorum, bir yıldız kayıyor. güle güle, efkârlı ilham perisi.

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte
yani yürekte.
Mesela bir barikatta dövüşerek
mesela kuzey kutbunu keŞfe giderken
mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanin da seni sevmesi sart mi?
Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Yorum yapan Pınar Şenkal | 11.10.2008 | 9:01 pm
Hayat yolunda yalnız yapayalnız
Kayıp gülüşünü arar bir küçük kız
Acılarla büyür küçücük yürekler
Elveda çocukluğum elveda ey düşler
Durdukça yüreğin sürsede ümitler
Dönmez çocukluğun elveda ey düşlerr…
Yorum yapan pınar | 15.10.2008 | 12:05 am
bir tahir tanıdım ben, zührenin aşkında
bir tahir gördüm, ademin yediği elmanın cezasını çeken
bir tahir bildim, ne yapsa ayıp
ama tahirliğiyle mutluydu tahir, zühreyle, elmayla
bir de zühre tanıdım, elmanın intikamını almakta
bir de zühre gördüm, içi sevgi, dışı mağrur
bir de zühre bildim, çıh bilemedim
küçük de bir kız çocuğu tanıdım
mutluluğu gördüm, umudu yaşadım
sevgiye dolandım, gülücükler saçtım
ben bir de tahir oldum küçük yüreklerde
Yorum yapan murat | 29.10.2008 | 6:52 pm