29.05.2009 | 11:56 am | eğitim
Uzun yıllardır gençlik, sivil toplum ve kamu alanlarında yaygın eğitim temelinde çalışmalar yapan deneyimli eğitmenler tarafından kurulmuş bir eğitim ve gençlik ajansı olan Eğitim Deposu açıldı.
Bu güne kadar 20’nin üzerinde ülkede 100 den fazla şehirde yerel, ulusal ve uluslar arası eğitimlerde aktif görev alan eğitmenlerin, havuzunda bulunduğu Eğitim Deposu, bir çok kurum, kuruluş, STÖ ve gençlik organizasyonları ile birlikte çalışmakta, onlara eğitim modülleri ve eğitmen desteği vermekte.
Kişisel gelişimi, takım çalışmasını, engellilerin dahil edilmesini, sosyal duyarlılığı ve sivil toplumu ön plana çıkarmayı hedefleyen Eğitim Deposu’nun eğitim modüllerinden birkaçı şu şekilde;
- Yaratıcılık
- Sanat Atölyeleri
- AB Gençlik Politikaları & Gençlik Programları
- İletişim Teknikleri & Empati
- Kimlik & Kişisel Analiz & Bireysel Motivasyon
- Takım Çalışması & Grup Dinamiği
- Müzakere Becerileri
- Etkin Konuşma & Dinleme
- Sosyal Dahil etme
- Proje Yazımı ve Yönetimi
- Stratejik planlama
Eğitim Deposu web sitesine şu adresten ulaşabilirsiniz:
www.egitimdeposu.com
Etiketler: eğitim, Eğitim Deposu, egitimdeposu.com, kişisel gelişim, Yaygın Eğitim
henüz yorum yok
26.05.2009 | 10:20 am | günlük, internet
son zamanlarda eve arada bir yatmaya uğrar, pansiyon gibi kullanır olduk.
bir iki hafta içinde istanbulda bir ev bulduğumuzda taşınıcaz.
ama bu taşınma kararı alındığından bu yana biz evle olan duygusal bağımız kopardık.
hal böyle olunca, “nasıl olsa taşınıcaz” düşüncesiyle hiç birşeyle ilgilenmez, “nasıl olsa kapatıcaz” düşüncesiyle faturaları da ödemez olduk.
bazı aboneliklerimiz vefalı çıktı halen hizmet veriyorlar ancak ttnet çok vefasız. yıllardır ödediğimiz faturaları görmezden gelip iki aylık gecikmeye derhal kesi verdi ilişkimizi.
şimdi evde internete girmek istediğinizde doğrudan ttnetin online fatura ödeme sistemine bağlanıyoruz.
…
bu otomatik yönlendirmeyi hayal kırıklığıyla izlerken tarayıcımın eposta uyarı eklentisinden çıkan baloncuğu fark ettim.
ilk bir kaç saniye hayretle baloncuğu izledim ardından baloncuk kayboldu.
merakla eklentiye tıkladığımda bir de ne göriyim gmaile bağlandı 
kendi sitem üzerindeki mail adresimi de gmaile yönlendirdiğimden önemli maillerimi takip edebiliyorum.
sanıyorum “https” güvenli bağlantı protokolü üzerinden bağlanabiliyor keza bir kaç google uygulamasına daha bağlanabilyorum.
sanal alemin engin dalgalarında sörf yapamasak da kilitli kaldığımız soyunma kabininin anahtar deliğinden sörf yapanları izleyebiliyoruz
bu kısıtlı mutluluğun formülü:
fatura alevinde közlenmiş internet hattı + firefox + gmail notifier
Etiketler: fatura, firefox, gmail, gmail notifier, sanal alem, ttnet
henüz yorum yok
15.03.2009 | 3:42 pm | tiyatro
Kadıköy Anadolu lisesinin sahasında bulunan “Duru Tiyatro”ya gidiyorsunuz ve gişeye uğradıktan sonra fuayeye yönlendiriliyorsunuz. Birkaç dakika sonra fuayede nazik bir bayan konuklara sesleniyor ve “aşk her yerde” adlı oyuna seyircileri yönlendiriyor, büyük kalabalık “aşk her yerde” oyunu için salona giriyor ve bizler bir avuç ikinci sınıf vatandaş bekletilmeye devam ediyoruz. Ardından yan kapıdan yapının dışına çıkarılıyor, binanın arkasında bulunan bodrum kapısına yönlendiriliyoruz. Bir gariplik olduğu her halinden belli.
Devamı »
Etiketler: Ayça Bingöl, Duru Tiyatro, oyun, Sezai Altekin, tiyatro
henüz yorum yok
25.02.2009 | 10:00 pm | Kocaeli
daha önce şurada da yazmıştım kocaelide isu ile chp’nin mahkeme yarıştırdığını. isu 2007 ağustosunda %50den fazla zam yapmış ardından chp kocaeli örgütü zam kararını mahkemeye vermiş ve bölge idare mahkemesi de yürütmeyi durdurma kararı almıştı. daha sonra isu yönetimi kocaeli idare mahkemesine başvurmuş bu seferde kocaeli idare mahkemesi zammın uygun olduğuna karar vermişti. bugün özgür kocaelinin haberinden öğreniyoruz ki danıştay chp’nin baş vurusunu değerlendirmiş ve zammı tekrar geri almış.
hmm şimdi “adalet kazandı” desek bir türlü, “chp kazandı” desek bir türlü. biz “kocaeli kazandı” diyelim, hadi yine yırttın kocaeli 
özgür kocaelinin haberi..
Etiketler: chp, isu, Kocaeli, zam
henüz yorum yok
29.01.2009 | 12:10 pm | haber
Kasım ayında bir adli tıp raporu rezaletinin patlak vermesiyle ortaya çıkmıştı Hüseyin Üzmezin bütün milleti nasıl üzdüğü ve ne kendisinin ne karısının hiç de üzülmediği. Hüseyin efendinin bir tek zafer bayrağı sallamadığı kalmıştı olayın ardından ki eline verseler onu da yapardı herhalde. İşte asıl meselede burada başlıyor, ne yazıkki hüseyin üzmezi omuzlara alabilecek kişilerle beraber yaşıyoruz ve bu kişileri caydıracak ciddi önlemlerin de alınamadığını görüyoruz. Önüne geleni fırçalayan Başbakan her nedense hüseyin üzmez krizini de teğet geçti. Sayın Bakan Nimet Çubukçu’nun sesini duymuştuk biraz ama icraatı duyamadık henüz. Belkide desteğe ihtiyacı vardır Nimet Hanımın. O dönemde anlamlı bir kampanya başlatılmıştı, “Çocuk İstismarına Hayır!”. bu kampanya ile TBMM Başkanlığı ile Çocuk ve Aileden sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’ya mail gönderiyorsunuz. İmzanız doğrudan kendilerine gidiyor, isterseniz mailin başına kendü düşüncelerinizi de ekleyebiliyorsunuz. Ben geç de olsa gönderdim imzamı. Buyrun siz de gönderin.
..kampanya adresi..
Bu sorunların çözülmesi için illa kötü olayların gündeme gelmesi beklenmemelidir.
Unutmayın ki, böylesi bir yaranın çocukta ömür boyu üzerinden atamayacağı çok derin izler bırakacak olmasını düşünmek bile ne kadar ağır ve üzücü. Bir hayatın daha başından darbe görmesi ve belkide sonuna kadar çarpık yaşanacak olması ne kadar yazık.
Diğer yandan özelden genele çıkacak olursak, geleceğin toplumunu oluşturacak çocukların bugün yaralanması ileride yaralı bir toplumumuzun olacağını ve çarpıklıkların daha da artacağını gösteriyor.
Tüm bu çirkinliklerin engellenmesi ve güzelliklere kavuşulabilmesi için gerekli düzenlemeleri yapınız. Sağlılklı ve huzurlu bir toplum için yaptırımlarınızı doğru şekillerde kullanınız.
henüz yorum yok
12.01.2009 | 2:45 am | tiyatro
aziz nesin‘in ikinci kitabıdır azizname. 1948′de yazmış bu taşlamayı. hakkında dava açılmış ve 4 ay tutuklu kalmış ama mahkumiyet almamış. ancak 1949′da ingiltere prensesi elizabeth, iran şahı ve mısır kralı birlikte dışişleri bakanlığına şikayet etmişler aziz nesin’i, kendilerini aşağılamış bir yazısında. bu davadan 6 ay hapse mahkum edilmiş. lâkin bu azizname bizim bahsedeceğimiz azizname değil, bizim anlatacağımız da her ne kadar aziz nesin’in bir oyunu olarak bilinse de aslında aziz nesin’in oyunu değil, aziz nesin’e “azizname’95″ adıyla yücel erten‘den bir doğum günü hediyesidir. 1995′te aziz nesin’e 80. yaş günü hediyesi olarak, aziz nesin’in metinlerinden oyunlaştırmıştır yücel erten. ne yazık ki aziz nesin izleyememiş.
Devamı »
Etiketler: Aziz Nesin, azizname, Dafne Kültür Merkezi, Kocaeli, Kocaeli Şehir Tiyatroları, oyun, tiyatro, Yücel Erten
henüz yorum yok
8.01.2009 | 3:12 am | tiyatro
çok değerli bulduğum ve beğendiğim bir deneysel çalışma daha. garajistanbul‘un 2004ten bu yana sergilediği bu oyun, anadoluda konuşulan ve yavaş yavaş kaybolan diller üzerine kurulmuş. mübadelelerle dağıtılan, küçültülen ve hatta yok olmaya mahkum edilen toplumları ve onların dillerini hatırlatıyor bizlere. bunu yaparken de o dillerin türkülerinden yararlanıyor. müziğin ve koreografinin önplanda olduğu oyunda iki oyunce ve sekiz müzisyen bulunuyor. ashura bizlere, anadoludaki etnik zenginliğimizle son derece uyumlu ve güzelliklerle dolu bir mozaik oluşturduğumuzu anlatıyor ya da zaten böyle olduğumuzu ama politikalarla özümüzden uzaklaştırıldığımızı anlatıyor vebizemüthiş bir ziyafet sunuyor. hem gözümüze hem kulağımıza hem de oyundan sonra dağıtılan sıcacık aşureyle midemize.
Devamı »
Etiketler: ashura, aşure, garajistanbul, Mustafa Avkıran, Övül Avkıran, oyun, tiyatro
1 yorum var
7.01.2009 | 1:27 am | yazılar
“okulun yolu
bombayla dolu
düştüm başım yarıldı
annem bana darıldı”
düne kadar okulluydum ben,
bugünse yıkılıverdi okulum.
düne kadar okuluma yürüyerek giderdim ben,
bugünse uçmayı öğrendim,
daha okumayı bile öğrenemeden.
özgürlüğüme beyazlar içinde kavuştum ben,
anamın sardığı kundakta değil,
azrailin sardığı kefenimde kavuştum.
özgürce uçuyorum şimdi,
yalnız ülkemin sokaklarında.
karanlık, aç, susuz sokaklarımda.
size soruyorum,
ey medeniyet,
yalnızca ölüler mi görür gerçekleri?
henüz yorum yok
5.01.2009 | 11:11 pm | Kategorilenmemiş
geleneksel türk tiyatrosunun en önemli unsurlarından biridir orta oyunu ve adını ortada oynanmasından alır. seyirciler oyun alanının her yerindedirler.
bugün dünyanın tam orta(doğu)sında oynuyor bize israil ve günde yirmi çocuk ölüyor. oyun alanının her yerinde seyirciler. bütün dünya izliyor, izliyoruz!!
bir kız çocuğunun fotoğrafını gördüm bugün bir haber sitesinde. o kız çocuğu bana bir başka kız çocuğunu hatırlattı. yıllar önce haykıran bir başka kız çocuğunu.
Devamı »
henüz yorum yok
21.12.2008 | 12:31 am | film
bu yazımı emrah‘a gönderiyorum 
beşvakit, son dönemde izlediğim ve beğendiğim festival filmlerinden biri daha.
küçük ve fakir bir köyde babaların oğullarına, annelerin kızlarına dayattıkları hayatı, çocukların gözünden, onların duyguları, suçlulukları, utançları, öfkeleri ve sevgileri ile çaresizlikleri arasında gidip gelen, ezan sesleriyle bölünen günün beş vaktinde işleyen bir hikaye.
bir çok festivale katılmış ve ödüller almış bu filmin yönetmeni ve aynı zamanda yazarı Reha Erdem,
Özkan Özen, Ali Bey Kayalı, Elit İşcan filmin başrollerin paylaşan genç oyuncular, yanlarında ise
Bülent Emin Yarar, Taner Birsel, Yiğit Özşener, Selma Ergeç, Tarık Sönmez, Köksal Engür, Tilbe Saran, Sevinç Erbulak, Nihan Aslı Elmas, Cüneyt Türel gibi ustalar.
5 yorum var
« Önceki Yazılar