30.06.2008 | 1:46 pm | arkadaşlar, günlük, yazılar
insanın içini ısıtan bir dosta vedası,
garip bir ağırlık bırakıyor, adına özlem dedikleri.
garip bir his bırakıyor, bakışlarını uzaklara götüren,
uzaklara dalınca, onu göreceğini sandığın.
içindeki sevgi bir köprü oluyor, uzakları yakın eden.
nereye giderse gitsin, göğsünden iki parmak içeri uzaklaşabilen.
varlığı, dünyadaki kötülükleri dengeleyebilen bir dost.
böylesi bir güzelliği mutluluklar bekler ancak.
iyilikler bekler, geride kalanlara güven veren..
Etiketler: arkadaşlar, sena günay, veda
henüz yorum yok
19.06.2008 | 12:07 am | günlük
internetin ve arama motorlarının müthiş gelişimiyle beraber insanlarda böyle bir merak doğdu. hatta bunu takıntı haline getirenler çıktı, onu da geçtim bu durum öylesine dikkat çekici oldu ki araştırma konusu oldu ve bir isim bile kondu;
ego sörfü: kişinin kendi ismini sürekli arama motorlarında araması…
Devamı »
Etiketler: arkadaşlar, ego sörfü, google, takıntı
henüz yorum yok
18.06.2008 | 10:30 pm | günlük
awstatsla 9 hazirandan bu yana görüşmüyoruz, kendisi artık beni ziyaret etmiyor. sanırım ben farkında olmadan kırdım kalbini.
kusura bakma günlük şu anda hiç kurcalayasım yok, herhalde vardır gönlünü alabileceğim bir seçenek.
emrah buna bi cevap verir, sen merak etme. 
Etiketler: awstats
1 yorum var
9.06.2008 | 11:14 am | haber
Enerji dağıtım şirketlerinin özelleştirilmelerini protesto etmek amacıyla bugün (9 Haziran) saat 22.00 ile 22.05 arası ışık söndürme eylemi planlanıyor. Sekreteryasını Kocaeli Elektrik Mühendisleri Odasının yürüttüğü Özelleştirme Karşıtı Platform (ÖKP) halkı bilgilendirmek adına uzun bir süredir çalışmalarını sürdürüyor, bu bağlamda en son 6 Haziran Cuma günü “Enerji Özelleştirmeleri ve Özelleştirme Karşıtı Mücadele” konulu panel düzenlendi.
Özelleştirmenin temelinde yatan amaç sektörü devlet tekelinden çıkarmak ve bir rekabet ortamı yaratılarak halka daha kaliteli ve ekonomik hizmet sunulmasını sağlamak iken bugüne kadar yapılan özelleştirmelerde gördük ki ilgili sektörler devlet tekelinden çıkarılıp özel şirketlerin tekeline bırakılıyor. Bu güne kadar hem bizler zamlarla ve kötü hizmetle karşılaştık hem de ilgili kuruluş çalışanlarının hakları harcandı. Doğru yapılamadığı takdir de özelleştirmenin zarar getirdiği ortadadır. Devlet et ve balık kurumu olsun demiyorum ancak her sektörün özelleştirilmemesi gerekir diye düşünüyorum. Hele ki kamusal haklarımız olan sağlık, eğitim, ulaşım, haberleşme, enerji ve benzeri hizmetler. Bu nedenle bende aydınlık için 5 dakika karanlık diyorum.
konuyla ilgili siteler:
EMO
EMO-KOCAELİ
enerjine sahip çık
ÖKP’un basın bildirisi
Etiketler: EMO, enerji, ÖKP, özelleştirme, protesto
henüz yorum yok
9.06.2008 | 10:25 am | haber
Yeşil Enerji diye ortaya çıkarılan biyoyakıt üzerine yapılan tartışmalar günden güne büyüyor. hergün uzmanların farklı araştırmaları yayınlanıyor ve biyoyakıtın hiç de tanıtıldığı gibi “yeşil” olmadığı ortaya çıkıyor. Çevre dostu olması bir yana dursun, biyoyakıt politikaları devam edecek olursa dünyada açlığın patlamasına kesin gözüyle bakılıyor. Konu öylesine ciddi bir halde ki Birleşmiş Milletler Gıda Hakkı Raportörü “İnsanlık Suçu” olarak nitelendirmiş.
ntvmsnbc’de yayınlanan habere göre biyoyakıt hiç de dostane olmayan ve hasıraltı edilen ciddi bir siyasal süreç.
biyoyakıtın durumuna ilişkin birkaç örnek haberin sonuna eklenmiş;
- Başta mısır olmak üzere buğday, arpa, şeker kamışı gibi temel gıda maddeleri, insanların beslenmesi için değil, “yenilenebilir” enerji kaynağı olan biyoyakıt-etanol üretimi için kullanılıyor. 1 ton mısırdan sadece 400 litre etanol elde edilebiliyor.
- Bir otomobilin deposunu doldurmak için gereken 45-50 litre etanolü üretmek için 300 kg civarında mısır kullanılıyor. Oysa bu miktardaki mısır, bir kişinin bir yıl boyunca alması gereken kaloriyi karşılıyor. Yani bir kişinin bir yıllık temel gıda ihtiyacı, birkaç günlük yakıtta harcanıyor.
- Çevreyi koruduğu iddia edilen biyoyakıtın, temiz enerji kaynağı olmadığı, sera gazlarının olumsuz etkilerini azaltmadığı, havayı benzinden daha fazla kirlettiği bildiriliyor.
- Bir litrelik etanol üretimi 3-5 litre temiz su gerektiriyor ve 13 litre kirli su üretiyor. Kirli suyu temizlemek için ise 113 litre karşılığı doğalgaz enerjisi gerekiyor.
- ABD, Arjantin ve Brezilya’da soya üretiminin biyoyakıt için kullanımı nedeniyle, soya fiyatları yükseliyor ve NASA bunun Amazon ormanlarının yok oluşunu hızlandırdığını söylüyor.
- Malezya ve Endonezya’da biyoyakıt için palmiye ağacı, şekerkamışı ve okaliptüs ekiminin artması nedeniyle, tropik ormanlar kayboluyor.
haberin orjinali
Etiketler: açlık krizi, biyoyakıt, haber, ntvmsnbc
henüz yorum yok
9.06.2008 | 1:49 am | haber
kendilerine “genç liseliler” adını veren bir grup dün İzmit Cumhuriyet Parkı önünde eylem yapmışlar.
ben haberi özgür kocaeli’den okudum, habere göre önce bir piyes sunmuşlar ardından grup adına Hürriyet Lisesi 11 nci sınıf öğrencisi Vedat Gündüz bildirilerini okumuş.
Tespitler gerçekten çok doğru;
- AKP hükümetinin iktidara geldiği günden beri devlet okullarındaki eğitimin içinin boşaltılmasıyla ve diğer dolaylı bir çok yoldan eğitimin doğrudan özel sektörün kucağına itilmesi,
- getirilen sınav sistemiyle öğrencilerin yarış atı pozisyonuna daha 6. sınıftan getirilmesi,
- artık öğrencilerin arkadaşlarıyla bilgi paylaşımına girmekten korkar hale gelmesi gibi.
kendilerini tebrik ediyorum.
haberin orjinali
Etiketler: eğitim, eylem, genç liseliler, haber, Kocaeli, özgür kocaeli
henüz yorum yok
6.06.2008 | 1:15 am | sağlık
Geçtiğimiz yıl meşhur olan keneler malumunuz yaz gelince tekrar kendilerini göstermeye başladılar.
Bu konuyla ilgili Hyundai’de çalışan Elektrik Mühendisi arkadaşım Erdem KANDEMİR bizleri elektronik posta yolu ile bilgilendirmiş. Kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sanıyorum Hyundai İşyeri Sağlık Biriminin yayını bizle paylaştığı.
Bende sizlerle paylaşıyım.
Kocaeli halkına not: Kocaeli Sağlık Müdürlüğü’nün açıklamasına göre Kocaeli bölgesinde virüslü keneler bulunmuyormuş.
Devamı »
Etiketler: kanamalı ateş, kene, kırım kongo, kkka, sağlık
1 yorum var
5.06.2008 | 3:04 pm | günlük
grandola, vila morena: grandola, esmer köy..
grandola portekizde şirin bir bölgedir, tıpkı her bölgesi gibi.
halkın ve genç subayların artık diktaya dayanamadığı 70′lerde, özgürlükçü yanıyla dikkatleri üzerine çeken ve halkı heyecanlandıranların başında gelen “carolina”nın dikta subayları tarafından bir gece yarısı evinde kurşunlanarak öldürülmesiyle olaylar iyice kızışır ve 25 nisan 1974′te sabaha karşı devlet radyosundan zeca alfonso’nun şarkısı çalar: grandola, vila morena. genç subayların işaretidir bu şarkı.
karanfil devrimi diye anılan bu devrimin tüyler ürpertici bir enerjisi vardır. sabaha karşı genç subayların diktanın elini kolunu bağlamasıyla halk ellerinde karanfiller ve mumlar ile sokaklara çıkar ve kolkola, hep bir ağızdan bu şarkıyı söyler ayrıca şu cümleyi haykırırlar tüm dünyaya ve insanlığa: “vinte cinco de abril, sempre - yirmi beş nisan, her zaman”..
özgürlüğün, kardeşliğin, anlayışın ve eğlencenin ülkesidir portekiz. avrupada “türküm” dediğinizde size hayret ve çekinceyle değil sevgiyle yaklaşan ender milletlerdendir portekiz.
cumartesi günü oynanacak portekiz-türkiye maçının, dostluk maçı olması dileğiyle..
Devamı »
Etiketler: carolina, grândola, karanfil devrimi, kardeşlik, özgürlük, portekiz
henüz yorum yok
4.06.2008 | 1:42 am | yazılar
hissiyatımı dökecek karanlık bir odadayım,
içim dışım bir edebiyatının doruklarında,
ilikleri donduran bir esintiye karşı kaskatı kesilmiş suratım,
göz bebeklerim küçük ve gri,
kirpiklerim, kaşlarım, sarkıt misali..
misal vermeye, örneklemeye veyahut çoğullamaya gerek yok,
durum bundan ibaret,
ben seni seviyorum,
sen beni?
soru işaretleri beynimi kurcalayan,
kokun ruhumu tazeleyen,
benden uzak tuttuğun, yaşlanmama sebep olduğun..
ben seni seviyorum, sen bundan bihaber rollerinde,
ben seni seviyorum, sen zaman peşinde,
ben seni seviyor, seni hayal ediyorum: benim peşimde..
karanlık odamda bir ışık olmanı bekliyorum,
hayatımın karanlıkta olduğundan değil,
varlığının tüm ışıklardan parlak olduğundan..
üç ekim
ikibinyedi
henüz yorum yok
« Önceki Yazılar